Buscar
Estás en modo de exploración. debe iniciar sesión para usar MEMORY

   Inicia sesión para empezar

level: Level 2

Questions and Answers List

level questions: Level 2

QuestionAnswer
ayrım [i.]differentiation
farzedelim kiassume that
efikasite [i.]efficacy
lehte [s.]favourable
zamanla [zf.]over time
algı [i.]perception
vb [zf.]and so on
ara [i.]terms
pratik [s.]functional
formülleştirme [i.]formulation
sanırımI suppose
dergi [i.]journal
etkililik [i.]effectiveness
genleşme [i.]expansion
evrim geçirmek [f.]evolve
üniversal [s.]universal
gözden geçirmek [f.]overview
genel olarak [zf.]in general
karşı [bağ.]in spite of the fact that
doğrusu [zf.]in fact
göre [ed.]in accordance with
uygun olarak [zf.]appropriately
sadece ve sadeceif and only if
yoğunluk [i.]intensity
mesela [ed.]such as
sanki [zf.]as it were
gitgide [zf.]more and more
görebileceğiniz üzereas you can see
hususunda [ed.]with respect to
geçirmek (hastalık) [f.]undergo
tahmin [i.]estimation
gündem [i.]agenda
görüşülen kimse [i.]interviewee
tasarlamak [f.]conceive
izin vermek [f.]empower
sağlamlaştırmak [f.]strengthen
karmaşa [i.]complexity
motivasyon [i.]motivation
güvenilir [s.]reliable
güven [i.]reliance
konusunda [ed.]in relation to
ile ilgili olarak [ed.]relative to
durumunda [ed.]in the case of
hareketlilik [i.]mobility
silah altına almak [f.]mobilize
ret [i.]exclusion
münhasır [s.]exclusive
yansıma [i.]reflection
kolaylıkla [zf.]readily
türlü türlü [s.]all sorts of
her türlü [s.]all kinds of
her şeyi düşünürsek [zf.]on the whole
düşünce [i.]notion
hiyerarşik [s.]hierarchical
liyakat [i.]efficiency
içerik [i.]content
beylik [s.]governmental
itibarıyla [ed.]in respect of
gözü önünde [ed.]in the presence of
kaynaklanmak [f.]originate
içyüzünü anlama [i.]insight
amacı ilein order to
kapsamak [f.]comprise
yönetim [i.]administration
öne sürmek [f.]assert
göstermek (belirtmek vb.) [f.]denote
birlikte [zf.]as well as
… ile ilgili [s.]interested in
şanzıman [i.]transmission
ilgi [i.]relevance
hususunda [ed.]with regard to
öğrenme [i.]learning
ilişkilendirmek [f.]correlate
ilk önce [zf.]in the first place
değer biçmek [f.]assess
doğruluk [i.]accuracy
düşürmek [f.]lower
sapma [i.]deviation
dönüşüm [i.]transformation
giriş [i.]input
göç [i.]migration
koordinasyon [i.]coordination
ayarlama [i.]adjustment
uygun olmayan [s.]inappropriate
yardımcı yazılım [i.]utility
çalıştırma [s.]operational
istatistiksel [s.]statistical
istatistik [i.]statistic
sayısal [zf.]statistically
motive etmek [f.]motivate
gönüllü [s.]voluntary
katılımcı [i.]participant
kötüye kullanma [i.]exploitation
aşağı yukarı [zf.]more or less
gözlemci [i.]observer
sorumluluk [i.]accountability
şunlar [i.]the following
etnik [s.]ethnic
göz önüne alınacak olursa [zf.]in the light of
öz [i.]essence
aşağı yukarı [s.]something like
öylesine ki [s.]such that
yeniden yapılanma [i.]reconstruction
uyarmak [f.]stimulate
kendine özgü [s.]distinctive
istikrarsız [s.]unstable
kıyaslanabilir [s.]comparable
karşılaştırmalı [s.]comparative
etkileşim [i.]interaction
korelasyon [i.]correlation
sınıflandırmak [f.]classify
sınıflandırmak [f.]categorize
kesinlik [i.]certainty
katılım [i.]participation
derç [i.]inclusion
multipl [s.]multiple
anlayan [s.]conceptual
düşünce [i.]conception
fonlama [i.]funding
entegre etmek [f.]integrate
kazanma [i.]acquisition
yararlı [s.]beneficial
üretken [s.]productive
hipotez [i.]hypothesis
marj [i.]margin
bulma [i.]finding
olumlu şekilde [zf.]positively
yönlendirme [i.]guidance
özetlemek [f.]summarize
yüzde [i.]percentage
kısıtlama [i.]constraint
sınırlayıcı [s.]restrictive
taraflı [s.]partial
şifrelemek [f.]encode
ulaşılabilir [s.]accessible
korumak [f.]conserve
olabilmek [f.]can
kooperatif [i.]cooperative
kullanım [i.]utilization
oluşturmak [f.]constitute
okutman [i.]lecturer
kısıtlama [i.]limitation
rasyonel [s.]rational
biliyorsunuz kias you know
aynı zamanda [zf.]at the same time
modelleme [i.]modelling
MeaningsTerms
icbar etmek [f.]constrain
tekabül etmek [f.]correspond
merkezleştirmek [f.]centralize
uğraş [i.]occupation
yöntem bilim [i.]methodology
metodolojik [s.]methodological
ölçmek [f.]quantify
meblağına kadarthe amount of
ölçü birimi [i.]module
açıklayıcı [s.]explanatory
dirençli [s.]resistant
koşullu [s.]conditional
ile ilgili [s.]related to
ikna etmek [f.]induce
gösterge [i.]indicator
fikir birliği [i.]consensus
ileri düşünceli kimse [i.]progressive
ikame [i.]substitution
teorik [s.]theoretical
neden olma [i.]causation
yaratıcı [s.]creative
giriş [i.]induction
neden oluşturan [s.]causal
çıkarım [i.]inference
miktar [s.]quantitative
ünlem [i.]exclamation
nitelikli [s.]qualitative
tarafsız [s.]neutral
sırayla [zf.]in turn
böylece [bağ.]so that
tam o zaman [zf.]at that point
öylelikle [zf.]thereby
anormal [s.]abnormal
hafifletmek [f.]facilitate
olasılık [i.]probability
değerlendirmek [f.]evaluate
algılanabilen şey [i.]phenomenon
bulunma [i.]occurrence
razı olmak [f.]consent
-den önce [ed.]prior to
ilk önce [zf.]first of all
kabul töreni [i.]initiation
sav [i.]assertion
önce olmak [f.]precede
oran [i.]ratio
orantılı [s.]proportional
seçme [i.]sampling
örneklerle göstermek [f.]exemplify
söz konusu [s.]in question
bunun yanı sıra [zf.]on the other hand
özel öğretmen [i.]tutor
bilhassa [zf.]in particular
kesimlemek [f.]segment